|
Hz.
Peygamber'in Çok Az Konuşan Biri
Olması |
|
|
|
Yazar Muhammed
Yusuf Kandehlevi, Hayâtû's Sahâbe
|
| |
|
Simak
şöyle anlatıyor: Câbir b. Semüre'ye
"Hz. Peygamber'le oturup kalktığın
oldu mu?" diye sordum. "Evet!" dedi
ve sonra da "Hz. Peygamber çoğu
vakit susar, çok az konuşurdu" diye
ekledi (1).
Ebu
Mâlik el-Eşcaî'nin babası şöyle
anlatıyor: Bizler Hz. Peygamber'in
yanına çokça giderdik. O sıralar
henüz gençtim. Ben Hz. Peygamber'den
daha az konuşan kimseye rastlamadım.
Sahabiler kendi aralarında uzun uzun
konuştuklarında o tebessüm ederdi
(2).
Hz.
Peygamber bir gün yanında ashabı
olduğu halde devesine binip bir
yolculuğa çıktılar. Sahabilerden hiç
birisi onun önüne geçmiyor; sağında,
solunda ya da arkasında
gidiyorlardı. Birara Muaz b. Cebel
"Ey Allah'ın Rasûlü! Allah'tan
dileğim bizim günümüzün (ölümümüzün)
seninkinden önce olmasıdır. .Allah
bizlere bunu göstermesin, ama eğer
bizden önce vefat edecek olursanız
bize senden sonra hangi amelleri
işlememizi tavsiye edersiniz?" diye
sordu. Hz. Peygamber "Allah yolunda
cihat etmeye devam ediniz" dediler.
Bunun üzerine Sa'd "Anam-babam sana
feda olsun ey Allah'ın Rasûlü!"
dedi. Hz. Peygamber sözlerini şöyle
sürdürdüler: "Allah yolunda cihat
çok güzel birşeydir! Fakat halk için
bundan daha derleyici bir şey
vardır". O zaman Muaz b. Cebel
"Kastettiğiniz oruç ve sadaka
olmasın?" diye sordu. Hz. Peygamber
"Oruç ve sadaka da çok güzel
birşeydir. Fakat halk için bu
ikisinden de daha derleyici bir şey
vardır" buyurdular.
Böylece Muaz bildiği bütün iyi ve
güzel amelleri saydı. Ama Hz.
Peygamber hepsinde de "Halk için
bundan daha derleyici bir şey
vardır" dediler. Sonunda Muaz "Ey
Allah'ın Rasûlü! Halk için bunlardan
daha derleyici olan şey nedir?" diye
sordu. Hz. Peygamber mübarek
ağızlarını işaret ederek "Bununla
hayırdan başka bir şey söylememek,
aksi takdirde ise susmak"
buyurdular. Muaz'ın "Ey Allah'ın
Rasûlü! Bizler dillerimizin
konuştuklarından da sorumlu
tutulacak mıyız?" demesi üzerine de
onun dizlerine vurarak şunları
söylediler: "Annen senin matemini
tutsun. İnsanları yüzüstü cehenneme
düşüren şey dillerinin
söylediklerinden başka ne olabilir?
Kim Allah'a ve son güne (âhiret
gününe) iman ederse ya hayır
söylesin ya da sussun. Siz hayır
söyleyiniz ki karşılığında hayırlara
nâil olasınız. diğer taraftan
dillerinizi kötü ve şer olan
şeylerden de koruyunuz ki güvenlikte
kalabilesiniz" (3).
[1]
Heysemî X/297 (İmam Ahmed ve
Taberânî'den); İbn Sa'd I/372 (Simak'tan
bir benzerini).
[2] Heysemî X/298 (Taberâni, Ebu
Mâlik el-Eşcai'den).
[3] Heysemî X/299 (Taberâni, Übâde
b. Sâmit'ten).
|