Ýngiltere'nin baðlý olduðu Birleþik Krallýk, Büyük Britanya
adasý ülkeleri (Ýngiltere,
Galler ve
Ýskoçya) ile
Ýrlanda Adasý'nda yer alan
Kuzey Ýrlanda'dan oluþur.
Adý,
5. yüzyýl'da
Saksonlarla birlikte adayý
istila eden
Germen halký
Angllardan kaynaklanýr ve
günümüzde zaman zaman, Birleþik Krallýk adý yerine de
kullanýlýr.
Coðrafya
Kuzey-güney
doðrultusunda uzun bir
ada olan Büyük Britanya'nýn
batý kesimi genellikle
daðlýktýr. Ancak yükseklikler
fazla deðildir. Ýskoçya'da Ben Nevis Tepesi 1.340 m, Galler'de
Snowdown Tepesi 1.084 m'dir. Bütün ada hafif tepelerle düzlükler
halinde uzayan çayýr ve
aðaçlýklarla kaplý
yeþil bir ülkedir.
Ýklim
batýdan gelen
okyanus etkisiyle yumuþak ve
nemlidir. Batý kesimi daha çok
yaðýþ alýr. Yýllýk yaðýþlar 700-1.200 mm arasýnda deðiþir.
Mevsimler arasý sýcaklýk farký
da çok azdýr (Londra'da
Ocak ayý ortalamasý 5 °C,
Temmuz ayý ortalamasý 16,7 °C).
Adanýn en geniþ yeri 130 km'yi geçmediði için
ýrmaklar kýsadýr. En önemli
ýrmaklar Thames, Trene, Severn'dir.
Nüfus
Ýngiltere kalabalýk bir ülkedir (km² baþýna 377 kiþi). Nüfus
18. ve
19. yüzyýllarda çok artmýþ,
ülke bu nüfusu besleyemediði için halkýn bir bölümü
Amerika'ya göçmüþtür.
Günümüzde, doðumlarýn azalmasý nedeniyle (binde 14'ten az) nüfus
artýþý durmuþ gibidir. Ülkede %2'ye varan yoðunlukta yabancý (Zenci,
Ýrlandalý,
Hintli,
Pakistanlý,
Kýbrýslý vb.) bulunmaktadýr.
2. Dünya Savaþý'ndan sonra
sömürgelerin elden çýkmasý ve ekonomik bunalýmýn büyümesi
sonucunda Ýngilizler ile azýnlýklar arasýnda boyutlarý
çatýþmalara varan bazý sorunlar ortaya çýkmaktadýr. Nüfus
daðýlýþý oldukça dengesizdir. Daðlýk kesimler hemen hemen ýssýz
gibidir.
Tarým bölgeleri buralara oranla
kalabalýktýr. Nüfusun büyük çoðunluðu sanayi merkezi olan
kentlerde toplanmýþ durumdadýr (kentleþme oraný %90). Bu
durumuyla Ýngiltere dünyada kentleþme oraný en yüksek ülkedir.
Nüfusun %40'ý yüzölçümü ülkenin %4'ü kadar olan ve içlerinde
altýsýnýn nüfusu milyonu aþan birbirine yakýn kentler de
bulunmaktadýr.
Ekonomi
Çalýþan nüfusun %40'ýný endüstri kollarýndakiler oluþturur.
Ýngiltere endüstri devrimini
Avrupa'da ilk gerçekleþtiren
ülkedir. Endüstri
18. yüzyýl'ýn ikinci yarýsýnda
zengin
taþ kömürü yataklarýnýn
iþletilmesiyle baþlamýþtýr. Günümüzde taþkömürü üretimi
azalmýþtýr (yýlda 122 Mt) ve hepsi iç tüketimde
kullanýlmaktadýr.
Enerjinin ancak üçte biri
kömürden saðlanmaktadýr. Buna
karþýlýk hidrokarbon üretimi artmýþtýr. Bunun önemli bir bölümü
(53 Mt petrol, 40 milyar m³
doðalgaz)
Kuzey Denizi'nden
çýkartýlmaktadýr. Yine de yýlda 20 Mt
petrol dýþalýmý yapýlmaktadýr.
Elektrik üretimi 288 milyar
KWh'yi bulur ve bunun 37 KWh'si nükleer santrallardan saðlanýr.
Çelik üretimi, çoðu dýþarýdan
satýn alýnan
demir cevherinden olmak üzere
yýlda 20 Mt kadardýr.
Gemi yapýmý ve motorlu taþýt
endüstrileri çok geliþmiþtir (2 milyona yakýn taþýt, bunun %80'i
binek otosu).
Uçak sanayi ile birlikte daha
birçok sanayi dalýný bunlara eklemek gerekir (takým tezgahlarý,
tarým ve
demiryolu
makineleri,
elektrikli makineler vb.)
En eski endüstri kolu tekstildir. Ancak eski önemini yitirmiþ
durumdadýr. Bununla birlikte dýþarýdan alýnan
pamuk ve hem yerli hem ithal
yünle yýlda 90.000 ton pamuklu, 185.000 ton yünlü
üretilmektedir. Sentetik tekstil üretimi ise 400.000 ton
dolayýndadýr.
Kimya endüstrisi tekstile göre
daha yeni olmasýna karþýn büyük bir hýzla geliþmiþtir.
Petrokimya sanayinin (plastik
madde, sentetik iplik, kauçuk,
vb.) önemi de diðer
kimya dallarýna (gübre,
boya,
sabun, vb. üretimi) göre daha
fazladýr.
Endüstrinin yanýnda
tarým ikinci plandadýr. Çalýþan
nüfusun ancak %5'i tarým alanýndadýr. Gerçekte doðal koþullar da
tarýma pek elveriþli deðildir. Yetiþtirilen baþlýca ürünler;
buðday (5-10 Mt),
patates,
þeker pancarý,
sebze ve
meyvedir.
Hayvancýlýk, tarýma göre daha
geniþ bir yer tutar: 15 milyon baþ
sýðýr, 30 milyon baþ
koyun. Yýlda 1 Mt
balýk tutulmaktadýr. Yoðun
gübre kullanýmýna karþýn tarým üretimi nüfusu beslemeye
yetmemektedir.
Ýngiltere'nin önemli gelir kaynaðý eskiden bu yana ticaretti.
Sömürgelerden ve geri kalmýþ
ülkelerden alýnan
hammaddeler iþlenerek yine bu
ülkelere satýldýðýndan ekonomik zenginlik büyük boyutlara
ulaþmýþtý. Sömürgeler baðýmsýzlýklarýný kazandýktan sonra bu
durum deðiþmiþtir. Bununla birlikte çok uluslu Ýngiliz
þirketleri (British
Petroleum,
Imperial Chemical Ins. ve
Shell gibi) ve büyük bir
ticaret filosu ticaret dengesini ülke lehine destekleyici
etmenlerdir. Ancak gene de ülke ekonomisi zaman zaman bunalýma
düþmekte, buda toplumsal sorunlara yol açmaktadýr. Dolayýsýyla
Ýngiltere giderek eski ekonomik gücünü yitirmektedir.
Tarih
Ýngiltere'nin bilinen ilk yerlileri
Keltlerdir.
Romalýlar,
Batý Avrupayý istila ederken
Ýngiltere'yi de fethedip (1.
yüzyýl) adaya "Britania" adýný vermiþlerdir. Roma
egemenliðinin dört yüzyýl sürmesine karþýn ülke bu durumdan
fazla etkilenmemiþtir.
5. -
8. yüzyýllarda sürekli
Anglo Sakson akýnlarý, Keltleri
kuzey ve batýdaki daðlýk yörelere sürerek adaya yeni halklarýn
yerleþmelerine olanak saðlamýþtýr. Bunu,
Danimarka ve
11. yüzyýlda
Norman istilalarý izledi.
Normandiyalý
Fatih
1. William beþ yýl içinde
ülkeye egemen oldu. Norman krallarýn yönetiminde
Anglosaksonlarla
Normanlar birbirlerine karýþtý,
dil yapýsý da ona göre biçimlendi.
1485'te baþa geçen
Tudor Hanedaný'ndan
Kral
8. Henry
kilisede
reform yaptý ve Ýngiliz deniz
gücünü kurdu.
I. Elizabeth (1558-1603)
Anglikanizmi Ýngiltere'nin
resmi dini olarak kabul edip,
Katolik direniþini kýrdý,
yenilmez
Ýspanyol armadasý'ný bozguna
uðratarak, Ýrlanda'yý Ýngiltere topraklarýna kattý.
Saltanatý döneminde sanat ve edebiyat alanlarýnda büyük
geliþmeler oldu. Kýsa süren cumhuriyet döneminden sonra (1649-1658)
yeniden krallýða dönüldü.
Kraliçe
Victoria (1837-1901)
zamanýnda Ýngiltere dünyanýn en büyük gücü durumuna geldi.
1877'de
Hindistan sömürgeleþtirildi.
Mýsýr ele geçirildi (1882).
Ýngiltere,
1. Dünya Savaþý'ndan zaferle
çýktý.
1936'da Mýsýr baðýmsýz oldu.
Sudan'da Ýngiliz-Mýsýr ortak
yönetimi kuruldu. Ýngiltere,
2. Dünya Savaþý'ndan da zaferle
çýktýysa da batý dünyasýnýn liderliðini
Amerika Birleþik Devletleri'ne
býrakmak zorunda kaldý.
Hindistan,
Pakistan, Ýrlanda ve
Afrika'da birçok sömürge
baðýmsýzlýklarýna kavuþtu. Savaþ sonrasý seçimleri Ýþçi Partisi
kazandý.
1951'de Muhafazakarlar yeniden
iktidara geldilerse de bazý iç ve dýþ güçlüklerle karþýlaþtýlar.
1952'de Kraliçe
II. Elizabeth tahta çýktý.
1951-1964
arasýnda iktidarda bulunan, Muhafazakar Parti (Churchill,
Eden, Mac, Millan, Douglas, Hume hükümetleri)
sosyal ve
ekonomik güçlükleri yenmede
baþarýlý olamadý. Ýþçi Partisi iktidarý döneminde (1964-1970),
sterlin devalüe edildiyse de
ekonomik bunalým tam olarak giderilemedi, Kuzey Denizi'nde
petrol bulunmasý ülke ekonomisini bir ölçüde rahatlatmýþtýr.
1979'da iktidara gelen
Muhafazakar Parti lideri bayan
Margaret Thatcher yönetimindeki
yeni hükümet sýký para politikasý ve ücretlerin dondurulmasý
siyaseti ve enflasyonu yenmeye, ülkeye eski istikrarlý ekonomik
gücünü kazandýrmaya çalýþtý. Ancak Ýrlanda'daki Katolik tedhiþ
hareketleri ve içerde yabancýlara karþý baþlayan düþmanýlýðý
Thatcher Hükümeti'ni uðraþtýran önemli sorunlardý. Thatcher'in
1990 yýlýnýn sonlarýnda istifa
etmesi üzerine yerine
John Major baþbakan oldu.Þu an
iktidarda Tony Blair'in liderliðindeki Ýþçi Partisi
bulunmaktadýr.