|
M.
Yılmaz
(B.T.I.M. Başkanı)
HAKİKAT VE
VAROLMAK
Memleketimizden
binlerce km uzaklıkta da olsa Bristol’da bir toplum olduğumuzu
kanıtlamanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Yıllar őnce Bristol’a
ilk geldiğimde
bir elin parmaklarını geçmiyecek kadar Tűrk vardı, aradan yıllar
geçti bugűn sayısı bin ile ifade edilen bir toplum olduk. Evet
bir toplum olduk ama nasıl bir toplum olmamız gerektiĝini henűz
kavrayamadık. Kutsal dinimiz bize nasıl bir toplum olmamız
gerektiğini şőyle
anlatıyor; Bőlűk,pőrçűk
bir toplum deĝil, tek amaclari maddiyat olan bir toplum da deĝil.
Amaçları, duruşları bir olan, başkalaşmadan bir toplum
olabileceĝimizi kutsal dinimiz bize namazımızla yapacaĝımızı
gősteriyor.
Őrneĝin namaza
başladıĝımızda tek saf olmamızı bize őĝűtlűyor sebebini araştırır
isek bize şunu anlatmaya çalışıyor “Omuz omuza aynı amaca yőnelmek,
rıza’i ilahi’yi istemek,makam, mevki (vs.)
durumumuz ne olursa olsun hedef ve gayemizin bir olması
gerektiĝini ancak o takdirde istenilen amaca ulaşılabileceĝini
vurguluyor.”
Hz.Muhammed (sav) cemaatle
her namaz edasında sahabeden ısrarla safların dűz tutulmasını ve
sıklaştırılmasını istiyordu. O
gűn sahabeye
seslenen Peygamber bizlerede “Saflarımızı
dűz ve sıkı tutmamız”telkin’inde bulunuyor. Eĝer bizler de burada
dűşűncelerimizde olduĝu gibi hareketlerimizde ve dinimizce kutsal
sayılan camii de de ayrılıyorsak mutlaka biryerlerde bir eksiklik
var demektir, her ne kadar sőzde amaçların aynı olduĝu sőylensede
durum onu gőstermemektedir.
Şunu belirtmek isterim
ki Sahabe efendilerimizin elbiseleri ilk őnce omuzlarından
eskidiĝi bildiriliyor hadislerde, sebebine gelince kardeşlik baĝı
ile beraberliĝin verdiĝi mutluluk ile safları sıkı sımsıkı bir
hale getirmelerinden kaynaklanıyor.Eĝer bizlerde bizden sonra
gelecek olan neslimize iyi bir miras bırakmak istiyor isek onlara
őnce nasıl bir duruş sergilemeleri gerektiĝini gőstermeli ve
mű’mince duruşun nasıl olduĝunu őĝretmeliyiz.
Hz.İbrahim ateşe
atıldıĝı zaman bir kuş gagasıyla su taşıyor ve o insan boyunu
aşkın alevler arasına girip ateşe su dőkűyordu.Hz İbrahim bunu
gőrűnce kuşa “Senin
getirdiĝin su bu ateşi sőndűrmez kendini yakacaksın” diye
seslenince, kuş akıllara durgunluk verecek şu cevabı veriyor
kendisine “ Evet bende biliyorum ateşin bu suyla sőnmiyeceĝini ama
safım belli olsun istiyorum” dűşűndűrűcű ve bir o kadar da ibret
verici bir cevap.
İsmi lazım deĝil
on
milyonluk
toplum bugűn tűm dűnyayı neredeyse iradesi altına geçirmiş ve zulm
ile hűkmetmeye
çalışıyorsa bunun bir tek sebebi var, o da tahrif edilmiş
şeriat’ları etrafında sımsıkı bir saf olduklarındandır.
Rabbim tűm İnananlara
aynı safta űmmet olma şuurunu nasip etsin.
|